Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki

'Yılda en az 250 bin binayı dönüştürmek zorundayız'

Kentsel dönüşüm Emine Pile 29.03.2017
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Güngören'de Şehrigül Restorant'ta müteahhit, mimar, mühendis ve emlakçılarla bir araya geldi.
Özhaseki, inşaat sektörünün diğer ülkelerin aksine, Türkiye'de ekonomide önemli bir paya sahip olduğunu söyledi. Özhaseki, Amerika ve birçok Avrupa ülkesinde inşaat sektörünün durağanlık yaşamasına rağmen, Türkiye'de sektörün geleceğinin parlak olduğunu belirti.

Türkiye'nin deprem gerçeğini hatırlatan Özhaseki, şöyle devam etti:

"Kentsel dönüşüm konusunda çok titiz davrandığımızı söyleyemeyiz. Kimseyi suçlamıyorum. Ev sahibi 50 metrelik evi 80 metreye, müteahhit arkadaşlar biraz daha fazla nasıl kazanmanın mantığında. Belediyelerin de birçok yerde, ‘Öyle bir belalı iş ki hangi mahalleye gitsem karşıma 500 kişi çıkıyor. Tek tek adamların gönlünü nasıl alayım' diyor. Bakanlık tarafı ise ‘biz kentsel dönüşüm yasası yaptık. Teşvik veriyoruz bundan sonra ne yapalım' görüşünde. Böyle yaparak biz vebalden kurtulamayız. Bilim adamlarının birçoğu, 2030 kadar İstanbul'da büyük bir deprem var ve bu 7,-7,5 şiddetine olacak' diyor. Herkes etrafını bir düşünsün. Depreme gerek yok. Zaten bazı binalar olduğu yerde dökülüyor. Neden acele etmiyoruz. İstanbul'da yılda en az 250 bin binayı dönüştürmek zorundayız. Bir an önce sağlam binalara kavuşmamız lazım. Bir o kadar binayı da Anadolu'da da dönüştürmemiz lazım." 

PKK ve HDP'yi eleştiren Özhaseki, terör örgütü ile mücadelenin her şart ve zorlukta sürdüğünü ve terörü önleme noktasında önemli başarıların elde edildiğini söyledi.

Özhaseki, 15 Temmuz darbe girişimine de değinerek, darbe girişiminin arkasındaki örgüt olan Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türkiye aleyhinde dünya genelinde halen çalışmalar yürüttüğünü dile getirdi.

Yaşanan gelişmeler karşısında Batı'nın Türkiye'ye bakışının aşikar bir şekilde ortaya çıktığını belirten Haseki, şunları kaydetti:

"Biz zaten niyetlerini çok iyi biliyorduk. Bu dönemde ciğerleri ortaya çıktı. 15 Temmuz'dan sonra iki tane batı ülkesi çıkıp bize geçmiş olun demedi. Kafalarındaki soru şuydu; nasıl darbeyi gerçekleştiremedik, nasıl Tayyip beyi öldüremedik. Sonradan gelen çatlak sesler ise 'darbecilere karşı orantısız güç kullanmıyorsunuz' değil mi? Allah sizi ıslah etsin. Bütün FETÖ'cülere, bütün PKK'lılara, envai çeşit örgütlere her şey serbest. 'Erdoğan'ı öldürün' pankartı altında mitinge izin var. Biz gidip konuşsak orada her taraf yasaklanıyor. Onun için bizim kendi içimizde dirliği, birliği sağlayıp güçlü olmamız lazım. Eğer biz güçlü olursak hiçbir şey yapamazlar. Biz aynı gemideyiz. Dışarıdan bize bakış aynı."

Anayasa değişikliğine gitmelerinin üç sebebi olduğunu anlatan Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu sistem kavga götürür. Babayla oğula, anayla kıza kavga ettirir. İkili yapı sürdürülemiyor. Parlamenter sistemlerde cumhurbaşkanlığı semboliktir. Yetki başbakanda toplanmıştır. Bizde böyle kurgulanmıştır. 1961 Anayasası'nda bir paragraftır. 1980 ihtilalinden sonra Kenan Evren, görevleri 2,5 sayfaya çıkartıyor. 2007'den itibaren cumhurbaşkanını halka seçtirdik. Güçlü, yetki sahibi ama asla yargılanmayan bir cumhurbaşkanlığı sistemi var. Yeni sistem diktatörlüğe, tek adamlığa götürür' diyorlar. Şu anda 413 milletvekili evet derse cumhurbaşkanı Yüce Divan'a vatan ihanet sucundan gider. Fakat vatana ihanet suçu 1993 yılında kaldırıldı. Şu andaki cumhurbaşkanı yargılanamaz. Yeni sistemde ise cumhurbaşkanı attığı her imzadan sorumlu, 600 vekilden 400'ü Yüce Divan'a gitsin derse yargılanabilir. Bunun neresinde tek adamlık var. Yeni verilen iki yetki var. Biri bütçe sunması, diğeri kararname çıkarma yetkisi. Bu ikisi de basit işlemlerdir. Bunun dışında bir yetki verilmiyor."

Özhaseki, Türkiye'deki mevcut yönetim sistemiyle cumhurbaşkanı ve başbakan arasında yetki kullanımı nedeniyle sürekli çatışma yaşandığını ifade ederek, Atatürk- İsmet İnönü, Süleyman Demirel- Turgut Özal, Bülent Ecevit-Ahmet Necdet Sezer arasında problemler yaşandığını ve bu problemlerin ülkeye ciddi zararlar verdiğini dile getirdi.

Yeni sistemin istikrar getireceğine vurgu yapan Özhaseki, şöyle konuştu:

"3-5 aylık hükümetlerle yatırım olmaz. Güçlü hükümetler lazım. Gelecek, 5 yıl yönetecek, sevdik devam, sevmedik gidecek. Sistemin özü bu. Zayıf hükümetlerin geldiği, pazarlıkların olduğu hükümetlerden bıktık. Eskisinde neden ısrar edilir anlamıyorum. Hakkında ayet mi var. Vesayet rejiminin artık çökmesi yazım. Biz seçeriz, Ankara'ya göndeririz onlar bizim seçtiklerimize itibar etmezler. Onların iki çizgisi dışına çıkan herkesi hain ilan ederler. Onlar ihtilal ortamı hazırlar sonra da idam ederler. Menderes'in ne suçu vardı da idam ettiler. Böyle bir rezillik oldu mu?"

Bakan Özhaseki, güçlü bir hükümetin Türkiye'yi ileriye taşıyacağına dikkati çekerek, vesayetçi yapının son bulması için, Türkiye'nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçmesi gerektiğini ifade etti.

CHP'yi eleştiren Özhaseki, "Yalan söylüyorlar. Ciddi bir eleştirileri yok. Ne olur bir tane doğru söyleyin. ‘Cumhuriyet elden gidiyor.' Diyorlar. Vallahi yalan. ‘Memleket bölünecek'. Ne bölünmesi. Biz tek devlet, tek bayrak, diyen bir grubuz. Kılıçdaroğlu, sen Hakkari'ye gittin. Türk bayrağı asmadan, PKK ile anlaşma yaparak miting yaptın." dedi. 

Özhakesi, gençlerden korkulmamasını belirterek, 20-22 yaşında meclise girecek gençlerin kendi yaş gruplarını temsil edeceğini kaydetti. 

Toplantıya, Güngören Belediye Başkanı Şakir Yücel Karaman'ın yanı sıra AK Parti ve MHP ilçe başkaları da katıldı.

kentsel dönüşüm mehmet özhaseki deprem sağlıklı binalar inşaat sektörü