recep tayyip erdoğan binali yıldırım

SÜTAŞ Ege Sütçülük Projesi, Tire Entegre Tesisleri'nin açılışı

Şirket haberleri Halil İbrahim Demirkol 23.12.2016
İzmir'in Tire İlçesi'nde, SÜTAŞ Ege Sütçülük Projesi, Tire Enterger Tesisleri'nin açılışı yapıldı.
İzmir'in Tire İlçesi'nde  "SÜTAŞ Ege Sütçülük Projesi, Tire Entegre Tesisleri"nin açılış töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başkan Binali Yıldırım ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik'in katılımlarıyla gerçekleşti.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'nin bir taraftan küresel oyunları bozmaya çalışırken diğer taraftan da açılış ve yatırımları gerçekleştirdiğini belirtti.  

Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım ile İzmir'in Tire ilçesindeki "SÜTAŞ Ege Sütçülük Projesi, Tire Entegre Tesisleri"nin açılış törenine katıldı. 

Törende saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından, Kur'an-ı Kerim okundu.

Buradan konuşan Bakan Çelik, açılışı yapılan tesisin SÜTAŞ ailesine, İzmir'e ve Türkiye'ye hayırlı olmasını dileyerek, dünya ve bölgemizde önemli gelişmelerin yaşandığını bir süreçten geçildiğini küresel hesaplaşmaların terör örgütleri üzerinden görüldüğüne dikkati çekti.

Yaşanan vahşetleri ifade etme noktasında kelimelerin yetersiz kaldığını vurgulayan Çelik, "Bilgi çağının, terör çağına dönüştüğü, insanın çok ama insanlığın kıt olduğu, dünyanın çivisinin çıktığı bir ortamda Türkiye olarak çıkarlar üzerine değil, değerler üzerine eğer geleceğin yeni dünya düzeni inşa edilmezse huzurun lafta kalacağını, gerçekleşmeyeceğini bir kez daha ifade etmek istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakanımızın liderliğinde bir taraftan küresel oyunları bozmaya çalışırken diğer taraftan da açılış ve yatırımları gerçekleştiriyoruz." dedi.

Çelik, Türk tarımının Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın liderliğinde önemli bir noktaya geldiğini ama bunun yeterli olmadığını aktararak, bu konudaki hedeflerine ulaşma noktasında çalışmalarını sürdürdüklerini aktardı. 

Tarım sektörünün sorunlarını fotoğraflamak adına tarımın içerisinde olan her kesim ile görüştüklerini problemleri tespit ettiklerini anlatan Çelik, "Tarım sektörünün fotoğrafını iyi çektiğimiz inancındayım, gece gündüz demeden yoğun bir çalışma gerçekleştirdik, bu fotoğraftan ortaya çıkan tablo ise Sayın Başbakanımızın İzmir'de Sayın Cumhurbaşkanımızın Ankara'dan açıkladıkları gibi milli tarım projesi diye isimlendirdiğimiz projenin hayata geçmesi oldu." şeklinde konuştu. 

Bakan Çelik, toprağın korunması ve bir karış toprağın boş kalmaması için yasal düzenlemeleri getirdiklerini anlatarak, ovaları kurtarmak anlamında çalışmalar yaptıkları bazı ovaları tarımsal sit alanı ilan edecekleri bilgisini verdi.

2018 yılından itibaren suyun olduğu arazilerde damlama ve yağmurlama sistemine geçilmesini zorunlu hale getireceklerinin altını çizen Çelik, bu sistemi kullanmayan üreticilerin desteklemelerden pay alamayacaklarını söyledi.

Çelik, sertifikalı tohumun kullanılmasının verimin artması noktasında önem arz ettiğini vurgulayarak, fındık, üzüm, incir, kaysı ve Antep fıstığının daha sağlıklı pazarlanmasını TMO'nun üzerine alacağını aktardı.

Hayvancılık alanında da önemli çalışmalar yaptıklarını anlatan Çelik, Türkiye'nin kendi kendine yetecek duruma gelmesi noktasındaki çalışmaların kısa süre sonra meyveleri vereceğini kaydetti. 

SÜTAŞ Genel Müdürü Muharrem Yılmaz, açılışa gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım ile bakanlara teşekkür ederek, "çağın vebası" diye nitelendirdiği terörü lanetledi, şehitlere rahmet diledi.

Üzerlerine düşen görevin üretmek, daha fazla istihdam sağlamak ve kalkınma yolunda ilerlemek olduğunu aktaran Yılmaz, 41 yıldır sadece süte odaklandıklarını bir marka yaratmayı amaçladıklarını bu yolda çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.

"Bu millet güçlü bir millettir, bu millet yüce bir millet"

Türkiye'nin asıl gündemi ve meselesinin, yatırım, üretim ve istihdam olduğunu belirten Erdoğan, "Milletimiz, demokrasisine, özgürlüğüne, bayrağına, ezanına, devletine, toprağına göz dikilmesine izin vermeyeceğini, tarihimizin her döneminde olduğu gibi son yıllarda da sayısız kez ortaya koymuştur." dedi.

Güvenlik güçlerinin Suriye'de, terör örgütü PYD ve DEAŞ ile, ülke içinde de PKK, DEAŞ, FETÖ, DHKP-C gibi terör örgütleriyle yoğun bir mücadele içinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu mücadelede milletimizin, güvenlik güçlerimize, hükümetimize, devletimize desteğinin tam olduğunu biliyorum, görüyorum. Onun için de diyorum ki bu millet güçlü bir millettir, bu millet yüce bir millettir. Hep şunu söylüyorum, tek millet diyorum. 80 milyon biz tek milletiz. Ayrım yok, Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkesi, Gürcüsü, Abazası, Romanı, Arnavudu, Boşnağı... Ayrım yok, tek millet. İki, tek bayrak. Rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız, şehitlerimizin ta kendisi. Kimse şurada burada paçavraları, bizim bayrağımıza eş bir bayrak olarak karşımıza çıkarmasın. Tek bayrağımız var."

- "Bedelini ağır ödediler, ağır ödüyorlar"

Şair Mithat Cemal Kuntay'ın, "On Beş Yılı Karşılarken" adlı şiirinden, "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır." dizelerini okuyan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Çiftçi kardeşlerim gayet iyi bilir, tarla normalde arsa mıdır? Değildir. Ne zamanki imar geçer, imar geçtikten sonra arsaya dönüşür. Bir bayrağın da bayrak olabilmesi için uğrunda kan veren şehitlerinin ve gazilerinin olması gerekir. İşte bizim bayrak, böyle olmuştur. Üçüncüsü, tek vatan. Dedik ya 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.' Bu toprağın uğrunda biz çok şehitler verdik ve vatan oldu. 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Onun için kimse operasyon düşünmesin bu topraklar üzerinde, bedelini ağır öderler. Nitekim ödüyorlar. Dördüncüsü de tek devlet, Türkiye Cumhuriyeti'nden başka bizim devletimiz yok. Öyle paralel devletmiş, şu devletmiş, bu devletmiş, asla. Böyle bir girişimde bulunanlar da bunun bedelini ağır ödediler, ağır ödüyorlar."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Topyekün mücadele yürütüyoruz"

Türkiye'nin mücadelesinin tek bir alanla sınırlı olmadığını belirten Erdoğan, "Topyekün bir mücadele yürütüyoruz, yürütmek zorundayız. Çünkü ülkemize yönelik saldırılar bu şekilde. Terörden darbe girişimine, ekonomik sabotajdan diplomatik provokasyonlara kadar her yol ve yöntem denenerek Türkiye'nin önü kesilmeye çalışılıyor." diye konuştu.

"Ne yaptılar?" diye soran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hemen üzerimize bir ekonomik baskı uyguladılar. Çıktım şunu söyledim, 'Yastığınızın altında ne kadar dolar varsa gelin Türk lirasına çevirin.' Sağ olsunlar şu ana kadar benim vatandaşım, yaklaşık 2 milyar doları liraya çevirdi. Bunun için her birimiz kendi cephemizden, kendi sorumluluk alanımızdan mücadeleye katılmak mecburiyetindeyiz.

İşçi, fabrikasında en iyi üretimi yapacak. Çiftçi tarlasında en iyi ürünü yetiştirecek, esnaf ve sanatkarımız, müşterilerine en iyi hizmeti verecek. İş adamımız, yatırımlarını devam ettirecek, üretimi, istihdamı artıracak. Bankacılarımız, en uygun finansman imkanlarını sağlayacak. Hep diyorum ya düşük faizle işverene, girişimciye kredi sağlayacak. Yoksa yüksek faiz oranlarıyla eğer sen işverenimin karşısına dikilirsen, o zaman yatırımcı nasıl olacak da yatırımda bulunacak. Mümkün değil. İhracatçılarımız sürekli yeni pazarlar bulma, mevcutları güçlendirme peşinde olacak."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin bu konuma geleceğini ve hiç kimsenin de bundan endişe duymaması gerektiğine işaret ederek, konuşmasına şöyle devam etti:

"Üretimimizi, kendi tasarımımızı kendimiz yaparak, kendi teknolojimizi kendimiz geliştirerek ileriye taşımadan bu hedefe ulaşamayız. Savunma sanayiden tarıma kadar her alanda bu yaklaşımı hakim kılmak ve gereken alt yapıyı oluşturmak zorundayız. Türkiye gibi bir ülkenin tarım ve hayvancılık ürünleri için dışarıya milyonlarca dolar ödemiş olmasından ben fevkalade rahatsızlık duyuyorum. Biz, kendimizle birlikte bölgemizdeki kardeşlerimizi, dostlarımızı rahatlıkla doyurabilecek potansiyele sahip bir ülkeyiz. Ancak ihracat standartlarını karşılayacak, üretim ve bunların pazarlanması konusunda sıkıntılarımız olduğu anlaşılıyor.

Açılışını yaptığımız bu tesis gibi büyük kapasiteye ve modern alt yapıya sahip üretim merkezlerinin sayısını çoğaltmalıyız. Az önce Bingöl'de böyle bir adım atılması konusunu konuştuk ve inşallah Sayın Başbakan'la da konuşacağız, inşallah o süreci de hızlandırmamız lazım. Ufak tefek şeylere biz takılıp kalmayacağız, madem ki oralar bizim için teşvik bölgesidir, hemen adımı atarak Bingöl gibi bir ilimizde böyle bir entegre tesisin kuruluyor olması şüphesiz ki hem istihdam sağlayacak hem üretim sağlayacak böylece oralar da ayağa kalkacaktır."

- "Daha etkin kullanmanın yollarını aramayı sürdürmeliyiz"

Anadolu'da hala 5-10 dönümlük tarlalarda üretim yapılmaya çalışılmasının yeterli görülmemesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, tarımsal üretimin teknolojiyle desteklenmedikçe arzu edilen düzeye ulaşılamayacağını da bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknoloji yatırımının da ancak belirli büyüklüklere ulaşınca verimli hale geldiğini vurgulayarak, "Traktörü yılda bir ay kullanıp, kalan 11 ay bahçede yatırırsanız, üretimi geliştirecek yolu açamazsınız. Bu mantık, mantık değil. Tarlalar boş dururken, hayvan yeminin tamamını dışarıdan almaya kalkarsanız elde ettiğiniz kazançtan memnun olmazsınız." dedi.

Son yıllarda tarım ve hayvancılıkta endüstriyel üretiminin geliştirme doğrultusunda önemli adımların atıldığına işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Görünen o ki yapılanlar doğru da olsa yetersiz. Onun için topraklarımızı, meralarımızı, su kaynaklarımızı, denizlerimizi daha etkin kullanmanın yollarını aramayı sürdürmeliyiz. Makineden tarıma, turizmden sağlığa kadar her alanda son yıllardaki kayıplarımızın telafi etmenin ötesinde, daha büyük atılımların çabası içinde olmalıyız. Bu konuda tüm yatırımcılarımıza, üretimcilerimize, vatandaşlarımıza ben güveniyorum, inanıyorum. Yeni Türkiye'nin inşaasını 80 milyon hep birlikte gerçekleştireceğiz." 

Konuşmasının bu bölümünde masada bulunan ayranlardan birini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "(Bu milletin milli içkisi ayrandır) dedim. Günlerce, haftalarca bana saldırdılar. Varsın saldırsınlar, evet bizim milli içkimiz ayrandır." diyerek,  getirilen ayranı içti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, SÜTAŞ Entegre Tesisleri'nin hayırlı olması temennisinde bulunarak, eserin kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik etti.

Başbakan Binali Yıldırım'ın açıklamaları:

Aliağa ilçesinde de önemli projelerin açılışını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yıldırım, "Şimdi de Tire'de tarımın ve hayvancılığın başkenti, Küçük Menderes'in, efelerin ovası, yiğit insanların bulunduğu İzmirlilerle beraberiz. Burada da 850 kardeşimize iş sağlayacak bin aileye iş ve ekmek kapısı olacak bir tesisin açılısını yapacağız. Tire'ye ve İzmir'e hayırlı uğurlu olsun. İzmir Türkiye'nin batıya açılan kapısı. İzmir olmadan Türkiye fotoğrafı eksik kalır. İzmir'in ilklerin şehri olduğunu huzurlarınızda ifade etmek isterim. İstiklal mücadelesinin başladığı ve zaferle noktalandığı şehrin adı İzmir'dir." şeklinde konuştu. 

"Kısa süre önce açılışı yapılan Avrasya Tüneli, aynı zamanda İzmir'in de projesidir. İki kıtayı denizin altından birleştiren, Asya ve Avrupa'ya 4 dakikada geçilen bu muazzam eser İstanbul'un değil aynı zamanda İzmir'in de projesidir. Oradan çıkıp Osmangazi Köprüsü'nden geçip inşallah 2018'de 3 saatte, ver elini İzmir, olacak. Küçük Menderes ovasının yiğit insanlarını, çalışkan hanımlarını görüyorsunuz. Liderliğinizde (Cumhurbaşkanı Erdoğan) İzmir, Türkiye ile beraber 2023 hedefleri için gece gündüz demeden çalışacak ve mutlaka ülkemizi Türkiye'yi parmakla gösterilen 10 ülke arasına sokacağız inşallah. Yeter ki birliğimiz, dirliğimiz, kardeşliğimiz zarar görmesin. Bir olacağız. Tek bayrak, tek millet, tek vatan, tek devlet, teröre bu topraklarda asla fırsat vermeyeceğiz." 

- SÜTAŞ Tesisleri

Küçük Menderes Ovası'nda hizmete açılan SÜTAŞ Tesisleri'nin 120 bin metrekarelik alanda entegre tesisler, süt fabrikası, yem fabrikası, geri dönüşüm ve enerji tesisi, gübre üretim tesisinden oluşan bir kompleks olduğunu vurgulayan Binali Yıldırım, üniversite sanayi iş birliği modeliyle üreticilere hizmet verecek bir eğitim merkezinin de alanda yer alacağını ifade etti.

Tesislerde atıklardan elektrik enerjisi ve ısı enerjisi üretileceğine, fabrikada hiçbir şeyin zayi olmayacağına işaret ederek, "Çevre dostu" tesislerin hem enerjisini karşılayacağını hem de üretim yapacağını anlatan Başbakan Yıldırım, tesislerin bitkisel üretimin tetiklenmesi için de önemli bir fırsat olacağına, bölgenin berekete kavuşacağını, 850 vatandaşa doğrudan iş sağlayacağını, 8 bin üreticiye de düzenli aylık gelir kazandıracağını bildirdi.

 

sütaş faruk çelik izmir binali yıldırım tire